BİYONİK KULAK NEDİR?
Tıbben “koklear implant” olarak bilinen biyonik kulak, iç kulaktan kaynaklanan ileri veya çok ileri derecede işitme kaybı olan insanlara yardımcı olmak için tasarlanmış elektronik bir aygıttır. İşitme kaybı doğumsal veya sonradan gelişmiş olan, işitme cihazlarından fayda göremeyen hastalar biyonik kulaktan yarar görebilirler.
Biyonik kulak sistemi günlük sesleri şifrelenmiş elektriksel uyarılara dönüştürür. Bu elektriksel uyarılar kulağın hasarlı bölümlerini atlayarak doğrudan işitme sinirini uyarırlar. Böylece beyin, cihaz tarafından üretilen uyarıları ses olarak algılar.
Biyonik kulak, yüksek kalitede işitme duyusu sağlamaktadır. Ancak, hiçbir biyonik kulak normal işitmeyi yeniden sağlayamaz. En önemli kazanç, hastanın konuşma yetisinin artırılmasıdır.
Biyonik kulak teknolojik olarak çok karmaşık bir aygıt olmakla birlikte kabaca iki kısımdan oluşur:
1. Ameliyat ile kafa içerisine yerleştirilen bir iç kısım,
2. Konuşma işlemcisi olarak adlandırılan ve genellikle kulağın arkasında bulunan bir dış kısım.

BİYONİK KULAĞIN YARARLARI NELERDİR?
Biyonik kulak kullanıcıları, dudak okumalarına gerek kalmadan daha anlaşılır şekilde konuşabilmekte ve konuşmaları daha kolay anlayabilmektedir. İmplant kullanıcıları kendi konuşmalarını ve diğerlerinin konuşmalarını işiterek zamanla kendi konuşmalarını düzeltebilirler. Bazı kullanıcılar telefonda konuşma yapma yeteneğini bile kazanabilirler.
Biyonik kulak takılan çocuklar yaşlarına uygun bir konuşma ve dil becerisi geliştirebilmekte; evde, okulda, sosyal ortamlarda arkadaşlarıyla daha iyi iletişim kurabilmektedir.
Neredeyse tüm kullanıcılar, çevresel sesleri daha iyi duyma yeteneğine ulaşacaklarından, günlük yaşamda iletişim çok kolaylaşmaktadır. Böylece kişinin çevresi ile daha yakın ilişki içinde olması; trafik, alarm, siren gibi sesleri de duyması ile daha güvenli bir ortamda yaşaması mümkün olacaktır.
BİYONİK KULAK NASIL ÇALIŞIR?
1. Ses bir mikrofon ile alınır.
2. Mikrofon sesi konuşma işlemcisine aktarır.
3. Konuşma işlemcisi sesi çözümler ve dijital sinyaller olarak kodlar.
4. Kodlanmış olan sinyaller iletici bobine gönderilir.
5. Bobin bu kodları deri üzerinden kafa içindeki implanta gönderir.
6. İmplant bu kodları elektrik sinyallerine çevirir.
7. Sinyaller iç kulağa yerleştirilen elektrotlara gönderilir.
8. Kulağın hasarlı olan bölümleri atlanarak doğrudan mevcut olan işitme siniri lifleri uyarılır.
9. Beyin bu sinyalleri ses olarak algılar ve işitme duygusu oluşturur.
BİYONİK KULAK KİMLERE TAKILIR?
Doğuştan işitme kaybı olan veya sonradan işitme kaybına uğrayan çocuklar ve yetişkinler, biyonik kulaktan etkin biçimde yarar sağlayabilirler. Bununla birlikte, işitme azlığı veya kaybı olan herkese biyonik kulak takılmaz. Biyonik kulak takılabilecek hastalar, işitme kaybının süresi, işitme kaybının derecesi, iç kulağın durumu ve diğer tıbbi koşullar değerlendirilerek belirlenir. Tıbbi açıdan biyonik kulak takılması uygun olan durumlar aşağıda belirtilmiştir:
- İşitme kaybının derecesi ileri veya çok ileri olmalıdır. İşitme kaybının derecesi çeşitli işitme testleri ile belirlenir.
- Doğuştan işitme kaybı olan çocuklara, dil öğrenme dönemi geçirilmeden (5, tercihen ise 3 yaşından önce) biyonik kulak takılırsa daha fazla yarar sağlanır. Bu nedenle doğumdan itibaren mümkün olan en kısa süre içerisinde işitme kaybının saptanması çok önemlidir. Bazı ülkelerde 6 aylık çocuklara dahi biyonik kulak takılabilmekte iken, genelde ve ülkemizde çocuğun 12 ayını doldurması beklenmektedir.
- Sonradan işitme kaybı gelişmiş erişkin hastalarda yaş sınırlaması yoktur. Konuşma ve dil hafızasını yitirmemiş olan, işitme kaybının üzerinden fazla zaman geçmemiş hastalar biyonik kulaktan daha çok yarar görürler. İşitme kaybı ile daha önce geçirilen zaman ne kadar fazla ise biyonik kulaktan sağlanan yarar o derece az olacaktır.
- Biyonik kulak takılacak hastanın işitme cihazlarından fayda görmemiş/görmeyecek durumda olması gerekir.
- Anatomik veya tıbbi diğer durumlar açısından ameliyata engel olacak herhangi bir bozukluk olmaması gerekir.
- Hastanın, psikolojik açıdan ameliyata hazır olması gerekir. Bununla birlikte hastanın ameliyat sonrası eğitim programlarına devam edecek durumu ve isteği olmalıdır. Biyonik kulak takıldıktan sonra işitme ile konuşmanın öğrenilmesi için düzenli olarak eğitim programlarına devam edilmesi gerekmektedir.
Biyonik kulak, maliyeti yüksek olan bir tedavidir. Ancak, devletimizin sosyal güvenlik kurumu bu maliyeti üstlenmektedir. 20 Ocak 2009 tarihli ve 27116 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren TEDAVİ YARDIMINA İLİŞKİN UYGULAMA TEBLİĞİ’nde, koklear implant uygulamaları ile ilgili olarak aşağıda belirtilen düzenlemeler getirilmiştir (Madde 20.4.18.1.):
Koklear implant, bilateral ileri-çok ileri derecede sensörinöral işitme kaybı olan ve işitme cihazından yarar görmeyen kişilerde aşağıdaki kriterlere haiz olması halinde uygulanır:
• Pre-lingual işitme kaybı olan çocuklarda (işitme cihazı hiç kullanmamış olanlar da dahil) 6 yaşını tamamlayıncaya kadar koklear implant uygulanır.
• 7 yaş ve üzeri pre-lingual işitme kaybı olan çocuklarda kronolojik yaşla konuşma yaşı arasındaki fark 4 yıldan az ise koklear implant uygulaması yapılır.
• Post-lingual işitme kaybı olanlarda koklear implant uygulanır, ancak hiç işitme cihazı kullanmamış post-lingual işitme kaybı olanlarda 20 yıl geçmesi halinde koklear implant uygulanmaz.
• Koklear implant sağlık kurulu raporu aynı resmi sağlık kurumunda çalışan üç kulak burun boğaz uzman hekimi ve iki uzman odyologdan oluşan bir ekip tarafından düzenlenir.
• Elektrot yerleşimini sağlayacak kadar iç kulak gelişiminin olması ve koklear sinirin varlığı yüksek çözünürlükte CT ve/veya MRI ile gösterilmelidir.
• Eğitimsel, psikolojik değerlendirmeler ve uygunluğu ekipte yer alan eğitim odyoloğu ve psikolog tarafından yapılmalı ve koklear implant kurul raporunda belirtilmelidir.
• Menenjit sonrası oluşan işitme kaybı ve koklear ossifikasyon varlığında özel şartlar aranmaksızın acil operasyon koklear implant kurul raporu ile belgelendirilmesi halinde yapılır.
• İşitsel nöropatide ayrıntılı değerlendirmeler sonunda koklear implant uygulamasının yararlı olacağı, koklear implant kurul raporu ile belgelendirilmesi halinde yapılır.
• Koklear implant uygulaması sonrasındaki eğitimin takibi; cerrahi tedavi yapılan sağlık kurumunca; eğitim odyoloğu ve yer belirtilerek en az 5 yıllık süreyi içeren bir taahhütname ile belgelenmelidir.
Odyolojik değerlendirme: Odyometrik değerlendirme;
Saf ses hava yolu ve kemik yolu işitme eşikleri; 1000, 2000, 3000 ve 4000 Hz’lerdeki ortalama eşikler 90 dB’den daha kötü olmalı ve işitme cihazı ile konuşmayı ayırt etme skoru %30’un altında olmalıdır.
BİYONİK KULAK KİMLERE TAKILMAZ?
Aşağıda belirtilen durumlarda biyonik kulak takılmaz, farklı tedavi yöntemleri denenir:
– Belirtilen eşiklerden daha iyi işitmesi olan hastalar: İyi ayarlanmış bir işitme cihazı ile yeterli derecede konuşma ve anlama kapasitesi sağlanıyorsa (dudak okuma yardımıyla bile olsa) biyonik kulak takılmaz.
– Çok uzun süreli, ileri derecede işitme kaybı: İşitme siniri hiç veya çok uzun zamandır uyarılmadıysa, biyonik kulak tarafından üretilen ses bilgilerinin beyine yeterli biçimde iletilmesi ve beynin bu uyarıları yorumlaması mümkün olmayabilir.
– İç kulaktan kaynaklanmayan ve başka bir nedeni olan işitme kayıplarında biyonik kulak yarar sağlayamaz.
– Gerçekçi olmayan beklentiler: Hastalar ve ailelerinin biyonik kulağın sağlayacağı yararlar konusunda gerçekçi beklentiler içinde olmaları çok önemlidir. Hiçbir biyonik kulak normal bir kulak gibi sağlıklı işitme sağlayamaz.
– Aile veya bakıcıların yetersiz desteği: Biyonik kulak ameliyatı öncesinde, ameliyat döneminde ve sonrasında ailenin veya hastaya bakanların desteği çok önemli bir faktördür. Özellikle çocuklarda bu destek yaşamsal önem taşır. Ameliyat sonrası programlara uymayacak veya cihazın dış parçalarını takamayacak durumda olan hastalara biyonik kulak takılmaz.
– Hasta anestezi ve ameliyata dayanabilecek derecede sağlıklı olmalıdır. Aşağıda bazıları belirtilen ek hastalıkları olan hastalara biyonik kulak takılmaz:
• Neurofibromatozis Tip II, mental retardasyon, psikoz, organik beyin disfonksiyonu gibi ek hastalıklar,
• Aktif orta kulak hastalığı varlığı,
• Kronik kulak iltihabı nedeniyle daha önce “canal wall down” mastoidektomi ameliyatı yapılmış hastalar
– Eğer koklea, elektrotları alamayacak kadar kötü durumda veya işitme siniri hasarlı veya mevcut değil ise:
• İç kulağın hiç gelişmediği durumlar (koklear agenezi)
• Menenjit sonrasında iç kulağı kemikleşen (labirintitis osifikans) hastalar
• Kulak kemikçiklerinde ileri derecede kireçlenme bulunan hastalar (ileri otoskleroz).
Gelecekte yapılacak araştırmalar implant birimlerinin ve sonuçlarının gelişmesine katkıda bulunacak, maliyetler düşecek, endikasyonlar genişleyerek daha az işitme kaybı olan hastalara da implant takılması mümkün olacaktır.
AMELİYAT ÖNCESİ DEĞERLENDİRME
Ameliyat öncesinde genel sağlık durumu ile birlikte biyonik kulak adayının işitmesine yönelik bazı tetkikler yapılır:
- Odyolojik değerlendirme
- Kulak tomografisi ve internal akustik kanal MRG tetkikleri
- Psikolojik değerlendirme
- Genel sağlık durumu ile ilgili değerlendirme ve gerekli kan testleri
- İşitme kaybının nedenini aydınlatabilecek gerekli diğer testler
AMELİYAT
Operasyon genelde 2-4 saat sürer. Biyonik kulak operasyonunun riskleri küçük ve diğer kulak operasyonları ile eş değerdedir.
• Ameliyat, normal koşullarda genel anestezi ile yapılır.
• Operasyon bölgesinde saç traş edilir.
• Kulak arkası kemikte implant için yer açılır.
• İç kulağa küçük bir delik açılır.
• Elektrot taşıyıcı, kokleaya sokulur.
• Elektrot taşıyıcı ve implant paketi sabitlenir.
• Yara kapatılmadan önce elektrot fonksiyonu test edilir.
• Genellikle hastalar ayıldığında rahatsızlık duymaz.
• Hastanın ihtiyacı varsa ağrı kesici verilebilir.
• Hastalar genellikle bir gün sonra ayağa kalkarlar. Hastanede kalış süresi farklı merkezler ve koşullarda değişmekle birlikte 3-7 gün kadardır.
• Konuşma işlemcisi operasyondan 3-6 hafta sonra takılır; her kullanıcı için özel olarak ayarlanır.
AMELİYATLA İLGİLİ İSTENMEYEN SONUÇLAR
Biyonik kulak ameliyatının komplikasyon (istenmeyen durum) oranı % 5 civarındadır. Ameliyat sonrası nadiren yara yeri iltihabı gelişebilir. Bu durum, antibiyotiklerin kullanılması ile genellikle kontrol altına alınmaktadır. Çok nadir olsa da, ameliyat bölgesinin cildinde beslenme problemleri, yüz siniri zedelenmeleri, beyin-omurilik sıvısı (BOS) kaçağı, menenjit, baş dönmesi gibi istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilmektedir. Ameliyatın olası sonuçları hakkında doktorunuz size detaylı olarak bilgi verecektir.
Biyonik kulak ileri teknolojiye sahip bir cihazdır. Tüm diğer teknik cihazlarda olduğu gibi ender de olsa, cihaz ile ilgili problemlerle karşılaşılabilir. Bu tür durumlarda başka bir implantın yeniden takılması başarılı sonuçlar vermektedir.
Biyonik kulak takılan her hastada aynı şekilde sonuç alınamamakta, sonuçlardaki farklılıklar öncelikle hastaya ait faktörlerden kaynaklanmaktadır.
AMELİYAT SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
• Ameliyat öncesinde, ameliyat döneminde ve sonrasında doktor ve diğer ekip üyelerinin önerilerine tam olarak uyulması gerekir.
• Ameliyat sonrası eğitim programlarına düzenli olarak devam edilmesi son derece önemlidir. Konuşma seslerinin anlaşılmasının özellikle çocuklarda belirli bir zaman alacağı unutulmamalıdır.
• Cihazın dış parçası daima kuru tutulmalıdır.
• Statik elektriğe maruz kalmaktan kaçınılmalıdır.
• Radyo dalgaları (örneğin cep telefonları) bazı kullanıcılarda sesin geçici olarak bozulmasına neden olabilir.
• Başa gelecek darbelerden kaçınılmalı, özellikle çocuklar bu konuda uyarılmalıdır.
|