BÖBREK NAKLİ
Hazırlayanlar : Doç.Dr.Sedat Yıldırım
Genel Cerrahi Bölümü
ORGAN NAKLİ NEDİR ? HANGİ ORGAN VE DOKULARIN NAKLİ YAPILMAKTADIR?

Görev yapmayacak kadar hasta ve hatta bedene zararlı hale gelen bir organın, bir yenisi ve sağlamı ile değiştirilebilmesi işlemine "Organ Nakli" veya "Organ Transplantasyonu" denir. Günümüzde böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas, kemik iliği, kornea, kemik ve ince barsak en çok nakledilen organ ve dokulardır.
Başkent Üniversitesinde böbrek, karaciğer, kalp, kemik iliği ve kornea nakillerini yapıyoruz. Üniversitemizin Adana hastanesinde şimdilik böbrek ve kemik iliği nakli ameliyatı ve işlemleri yapılmakta, bu sene içerisinde karaciğer nakli ameliyatları yapılmasına başlanacaktır.
TÜRKİYEDE İLK BÖBREK NAKLİ NE ZAMAN YAPILDI?
İlk başarılı organ nakli ise, 3 Kasım 1975 yılında Dr. Mehmet Haberal ve ekibince Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’ nde, bir anneden oğluna yapılan canlıdan canlıya böbrek nakli oldu. 1978 yılında ise, ülkemizin en çağdaş yasalarından biri olan Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakline İlişkin 2238 sayılı yasa çıkarıldı ve organ naklinin yasal çerçevesi belirlendi. Yasanın yürürlüğe girmesinden bir ay sonra, ilk kadavradan böbrek nakli gerçekleştirildi.
ÜLKEMİZDE BÖBREK NAKLİ YAPILMASI İÇİN YETERLİ ORGAN BULUNABİLMEKTEMİDİR?
Gerçekleştirilen organ nakillerine karşın bağışlanan organ sayısının yetersiz olması nedeniyle günümüzde bağışlanan organlar ihtiyacı karşılamamaktadır. Ülkemizde yılda yaklaşık 2000 civarında böbrek nakli ameliyatı gerçekleştirilmesine rağmen ülkemizde bulunan 40 binden fazla olan diyaliz hastalarının ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Maalesef bu hastaların büyük bir kısmını genç hastalar oluşturmakta ve diyaliz tedavisi bu hastaların sosyal yaşamını olumsuz etkilemektedir. Dünyada böbrek nakillerinin çoğunu kadavradan yapılan böbrek nakilleri oluşturmaktadır. Ülkemizde ise bunun tersine, kadavradan nakil, toplam nakil sayısının %20 -30’nu oluşturmaktadır. Bu nedenle organ nakli sayısını artırmanın yolu kadavradan alınan organ sayısını artırmaktır. .
KİMLER BÖBREK NAKLİ OLABİLİR?
Böbrek yetmezliğine girmek üzere olan veya diyaliz tedavisi alan her diyaliz hastasına tıbbi bir engel olmadığı takdirde böbrek nakli yapılabilir. Fakat böbrek nakli sonrası takılan böbreğin reddini önlemek için verilecek ilaçlar vücut direncinizi ve savunmasını azaltacağından böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi alan hastalarda aktif bir enfeksiyon var ise bu hastalık tamamen iyileşene kadar böbrek nakli yapılması sakıncalıdır. Bununla birlikte ameliyat riskini kaldıramayacak kadar ciddi kalp hastalığı tespit edilenler ve kanser hastalığı bulunanlara nakil yapılmamaktadır. Böbrek yetersizliğine yol açan bir kısım hastalıklarda takılan böbrekte de aynı hastalık nüksedebilir. Bu nedenle bazı diyaliz hastalarında organ nakli bir süre için geciktirilir. Tüberküloz ve hepatit gibi enfeksiyon hastalıkları bulunan hastaların mikrobik durumu aktif değil ise nakil olabilirler.
Böbrek nakline engel teşkil eden durumlar:
- İleri ve tedavi edilmemiş kanser hastalığı
- Aktif AİDS
- Aktif tüberküloz
- Aktif hepatit ve siroz
- Ciddi damar hastalığı
- Uyuşturucu ve alkol bağımlığı
- Yeni geçirilmiş kalp krizi
- Aktif mide ülserinin olması
- Tedaviye uyumsuzluk gösterecek kadar psikiyatrik bozukluğun olması
BÖBREK NAKLİ NE ZAMAN OLUNMALIDIR?
Böbrek nakli için en ideal zaman son dönem börek yetmezliği gelişen hastalarda diyaliz tedavisi almadan yapılmasıdır. Bu süre zarfında böbrek vericisi bulamayan hastalar için en ideal zaman ise böbrek donörü buldukları veya kadavradan böbrek temin edildiği en kısa zaman içerisinde nakil olmaları en ideal süredir.
BÖBREK NAKLİ AMELİYATLARININ BAŞARI ORANI NEDİR?
Yaklaşık on yıl önce böbrek nakli sonrası birinci yıla gelindiğinde nakledilen böbreklerin sadece yarısı fonksiyonlarını sürdürürken son yıllarda immün sistemi baskılayan yeni ilaçların gelişmesi, yeni cerrahi tekniklerlerin gelişmesi ve hekimlerin bilgi ve tecrübelerinde gelişmeler neticesinde günümüzdeki bu oran %95'e ulaşmıştır.
BÖBREKLER NEREDEN VE NASIL TEMİN EDİLİR?
Böbrek nakillerinde kullanılacak organ kaynağı canlı böbrek vericileri ve kadavradan elde edilen böbreklerdir.
- Canlıdan: Canlı vericiden alınan böbreğin nakil işlemine “canlıdan böbrek nakli”
- Kadavradan: Yaşamını yitirmiş bireyden alınan organın nakledilme işlemine “kadavradan böbrek nakli” denmektedir.
Ülkemizde kadavradan böbrek temini batı ülkelerinin tersine canlıdan böbrek teminine göre oldukça düşüktür. Canlıdan böbrek nakline ülkemizdeki yasalar organ satışını önlemek için sadece en fazla 4. derece akrabalarından böbrek nakli yapılmasına izin vermektedir.. Kadavradan böbrek ise ailesi veya kendisi ölmeden önce organlarını bağışlayan hayırsever kişilerinin beyin ölümünün gerçekleşmesinden sonra böbreklerinin alınması ile temin edilmektedir. Alınan böbreğin kime takılacağına Ulusal Organ Nakli Koordinasyon Merkezi karar vermektedir. Hastalar ulusal bekleme sırasında kayıtlı bulunan hastalardan seçilmektedir. Bu karar verilirken kadavradan organ nakli olacak hastalar arasında en iyi doku ve kan grubu tutan hastalar tercih edilmektedir. Bununla birlikte kadavra sırası bekleyen hastaların büyük bir çoğunluğu ülkemizde kadavradan böbrek bulamadan hayatları kaybetmektedirler.
KİMLER BÖBREK VERİCİSİ OLABİLİR, BÖBREK VERCİLERİNDE İLERİDE CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI OLURMU?
Onsekiz yaşını bitirmiş, akli dengesi yerinde olan herkes akrabasına böbreğini verbilir. Ülkemizde böbrek nakilleri sadece en fazla 4. Derece akrabalar arasında yapılmaktadır. Yakınlarına böbrek bağışlayacak kişilerin yasal olarak dört derece akrabalık içersinde bulunması gerekmektedir. Ancak dört derecenin dışında olan ve maddi çıkar ilişkisine dayanmayan bağışlarda etik kurul değerlendirilmesi gerekmektedir. Böbrek verici adayı böbreğini vermeden önce böbrek vermesi neticesinde sağlığının zarar görmemesi için çok ayrıntılı incelemeler yapılır, bu incelemeler neticesinde olumsuz bir durum tespit edilmez ise organ bağışınız kabul edilebilir. Bu incelemeler sırasında en küçük bir tereddüt oluşursa böbrek vericiliği kabul edilemez. 18 yaş ve 65 yaş üstü böbrek verici adayları genellikle verici olarak kabul edilmemektedir. Şeker hastalığı ve hipertansiyon hastalığı olan kişiler böbrek vericisi olamamaktadır.
Böbrek nakli vericilerinde yapılan araştırmalar böbreğini bağışlamamış insanlardan daha fazla oranda böbrek yetmezliği geliştiğini göstermemiştir. Böbrek verici ameliyatları günümüzde fıtık onarım, safra kesesi, apandisit gibi ameliyatlarının getireceği ameliyat risklerinden daha az ameliyat riskleri taşımaktadır.
KİMLER BÖBREK VERİCİSİ OLAMAZ?
- Kanser hastaları
- HİV virüs taşıyıcıları
- Hipertansiyon hastaları
- Şeker hastaları
- Böbrek hastaları
- Hamileler
- Başka organ yetmezliği olanlar
- Kalp hastaları
KAN VE DOKU GRUPLARININ BÖBREK NAKLİNDE ÖNEMİ NEDİR?
Böbrek nakli yapılabilmesi için alıcı ve verici arasında, öncelikle kan gruplarının uyumlu olması şartı aranır. Kan grupları başlıca O, A, B ve AB olarak dörde ayrılır. O kan grubunda olan bir şahıs her tip kan grubuna (O, A, B ve AB) organlarını bağışlayabilir. AB kan grubundan olan bir hasta ise her 'dört kan gruplu vericiden organ alabilir.
A ve B gruplu bireyler kendi gruplarından kan taşıyan bireylere organ verebilirler veya onlardan organ alabilirler.
Organ naklinde kan grubu dışında, ayrıca organları oluşturan hücre ve dokular arasında da iyi bir uyum olması şarttır. Doku uygunluğu testleri, bireyin vücudundaki doku ve organların yapı olarak bir diğer bireyin doku ve organlarına benzer olup olmadığını araştırır. İki bireyin dokuları birbirine ne kadar benziyorsa nakledilen organın hastanın vücudu tarafından reddedilmesi olasılığı da o kadar azdır. Tek yumurta (birbirinin tıpatıp aynı olan) ikizlerin arasında yapılan organ nakillerinde ret söz konusu değildir. Genellikle anne ve babaların dokuları, çocukları ile kısmi bir uyum gösterir. Kardeşler arasında ise; tam uyum veya orta derecede uyum gözlenebilir, bazen de tam bir uyumsuzluk ile karşılaşılabilir.
ORGAN BAĞIŞININ DİNİ YÖNDEN SAKINCASI VAR MI?
Organ bağışının dini yönden sakıncası yoktur. Büyük dinlerin çoğu organ bağışını onaylamakta ve desteklemektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 3.3.1980 tarih ve 396/13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu açıklamıştır. Bu kararda;
- Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir organını kurtarmak için bundan başka çarenin olmadığının mesleki ehliyet edilmesi,
- Hastalığın bu yolla tedavi edileceğine ilişkin doktor kararının olması,
- Doku ve organı alınacak kişinin bu işlemin yapılmış olduğu sırada ölmüş olması,
- Organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla yakınlarının rızasının sağlanması,
- Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,
- Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak olan bu nakle razı olması gerektiği belirtilmektedir.
Yine aynı kararda "organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur" denilmektedir.
Kuran-ı Kerim 'de de "kim bir insana hayat verirse onun tüm insanlara hayat vermişçesine sevap kazanacağı" beyan olunmaktadır (Maide suresi, ayet 32).
ORGAN BAĞIŞI NEDİR NEREYE VE NASIL YAPILIR?

Organ bağışı , bir insanın organlarının bir kısmını veya tamamını, henüz sağlıklı iken, beyin ölümünün ardından başka insanlarda yararlanılmak üzere bağışlaması işlemidir.
Bir bakış açısıyla; organ bağışının, kan naklinden farkı yoktur. Hayat kurtarma anlamında, sağlıklı olan her organ bağışlanabilir. On sekiz yaşını doldurmuş ve doğru ile yanlışı ayırabilme yeteneğine sahip herkes, başta kalp olmak üzere, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, göz kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokuları bağışlayabilmekte ve bunlar günümüz tıp teknolojisinde nakledilebilmektedir. Bir kişi organlarını bağışlayarak birçok insana yaşama şansı verebilir. Türkiye'de birçok devlet ve üniversite hastanesinde organ bağışı işlemleri yapılmaktadır. Ayrıca yaşarken yapılabilen (böbrek gibi) organ bağışı türleri de vardır. Bağışlanan organların nakledilmesi, Sağlık Bakanlığı'nın denetim ve gözetiminde, bilgisi dâhilinde gerçekleştirilir. 2000 yılında, organ bağışı konusunda bir "Ulusal Koordinasyon Sistemi" oluşturularak, bakanlığın olanaklarıyla organ bekleyenler sistematik sıralamaya dâhil edilmişlerdir.
- Sağlık Müdürlüklerinde,
- Hastanelerde,
- Emniyet Müdürlüklerinde (Ehliyet Alımı Sırasında),
- Organ Nakli Yapan Merkezlerde,
- Organ nakli ile ilgilenen Vakıf, Dernek vs. kuruluşlarda
organ bağışı işlemi yapılabilir.
Organ bağışında bulunabilmek için; organ bağışı kartını iki tanık huzurunda doldurup imzalamak yeterlidir.
Organ bağışı yapanların, bu durumdan ailelerini de haberdar etmeleri daha sonra çıkabilecek problemleri önlemek açısından yararlı olacaktır.
Organ bağışında bulunan kişilerin organ bağış kartını daima yanında taşıması organ bağışı işleminin karışıklık ve gecikme olmaksızın yerine getirilmesini sağlayacaktır.
Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmeli ve bu kararını ailesine bildirmelidir.
BÖBREKE NAKLİ AMELİYATLARI VE AMELİYAT SONRASI TEDAVİLERİNİN MALİYETLERİ NASILDIR?
Böbrek nakli ameliyatları sosyal güvencesi olan hastalardan kanunların belirlediği şekilde hiçbir fark ücreti alınmadan yapılmaktadır. Böbrek nakli ameliyatından sonra böbreğin reddini önlemek için yaşam boyunca özel ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların bir kısmı yurt dışından getirilmektedir ve oldukça pahalıdır. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu'na bağlı ya da devlet memuru olan hastaların tedavi ve ilaç giderlerini ilgili kurumlar karşılamaktadır. Sosyal güvencesi olmayan hastaların oldukça yüklü olan tedavi ve ilaç giderlerini karşılamaları zordur. Bu yüzden hastaların sağlık güvencesine kavuşmaları mutlaka gereklidir.
BÖBREK NAKLİ OLMAK İSTEYENLER NEREYE MÜRACAAT ETMELİLER?
Canlıdan böbrek nakli ameliyatı olmak isteyen yetişkin hastalar aralarında kan bağı olan akrabaları veya evli olan kişiler eşleri ile birlikte Başkent Üniversitesi Adana Kışla Yerleşkesinde bulunan Organ nakli polikliniğine müracaat ederek kan ve doku uyumu tespit edilmeleri halinde böbrek nakli için hazırlıklar en kısa sürede yapılarak organ nakilleri gerçekleştirilecektir. Canlıdan böbrek nakli ameliyatı olmak isteyen çocuk hastalar ise Başkent Üniversitesi Seyhan Hastanesi Çocuk Nefroloji bölümüne müracaat etmelerigerekmektedir. Bu hazırlık dönemi 5 gün içerisinde tamamlanmaktadır.
Kadavradan böbrek nakli olmak isteyen hastalarımızda kadavra listesine yazılmak için Başkent Üniversitesi Adana Kışla Yerleşkesinde bulunan organ nakli polikliniğine müracaat etmeleri gerekmektedir.
ÜLKEMİZDE BÖBREK NAKLİ İLE İLĞİLİ KANUNLAR NELERDİR?
Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun (Resmi Gazete, 3 Haziran 1979, Sayı 16655).
Madde 3- Bir bedel veya başkaca çıkar karşılığı, organ ve doku alınması ve satılması yasaktır.
Canlı Vericiler ile İlgili Maddeler
Madde 5- Onsekiz yaşını doldurmamış ve mümeyyiz olmayan kişilerden organ ve doku alınması yasaktır.
Madde 6- Onsekiz yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan bir kişiden organ ve doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması zorunludur.
Madde 8- Vericinin yaşamını mutlak surette sona erdirecek veya tehlikeye sokacak olan organ ve dokuların alınması, yasaktır.
Kadavradan Nakil ile İlgili Maddeler
Madde 11- Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulanmak suretiyle, biri kardiolog, biri nörolog, biri nöroşirürjiyen ve biri de anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır.
Madde 12 - Alıcının müdavim hekimi ile organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklini gerçekleştirecek olan hekimlerin, ölüm halini saptayacak olan hekimler kurulunda yer almaları yasaktır.
Madde 13 - 11 inci maddeye göre ölüm halini saptayan hekimlerin ölüm tarihini, saatini ve ölüm halinin nasıl saptandığını gösteren ve imzalarını taşıyan bir tutanak düzenleyip, organ ve dokunun alındığı sağlık kurumuna vermek zorundadırlar. Bu tutanak ve ekleri ilgili sağlık kurumunda on yıl süre ile saklanır.
|